Mutluluğunu Çalan 4 Zihinsel Alışkanlık

mutluluğunu-çalan-4-zihinsel-alışkanlık

Hayattaki en büyük hedefin ne? diye kime sorsak,büyük ihtimalle cevap “mutlu olmak” olacaktır.Mutluluğu tanımla dersek de muhtemelen herkesten farklı cevaplar alırız.

Hayallerimizi,planlarımızı ve hedeflerimizi tanımlayacak en kolay yol bu olduğu için hepimiz kısaca “gerçek mutluluğu” istediğimizi söylüyoruz.Her şeyin,her zaman güzel ve sorunsuz gitmesini istiyoruz.Mutluluk konsepti ne kadar basit gözükse de sürekli bir mutluluk arayışında oluyoruz.

Mutluluğun ulaşılması veya hak edilmesi fikri zihnimize nasıl yerleşti? Ne bize bunu düşündürtüyor?

Açıkçası mutluluk sen tarafından,ben tarafından,biz nasıl olduğunu fark etmeden oluşuyor.Uzun bir günden sonra eve gelince,sevdiğim insanlarla zaman geçirince, yapmaktan zevk duyduğum şeyleri yapınca mutlu oluyorum.Tüm bu sevdiğimiz şeyleri yaparak mutlu olurken,farkında olmadan mutlu olmamızı,hayatı dolu dolu yaşamamızı engelleyen şeyleri de yapıyoruz.Maalesef kendi mutluluğumuzu kendimiz engelleyip kötü hissediyoruz.

1. Karşılaştırma Yapmak :

Sosyal medya herkesin hayatında bu kadar yer etmeden önce bile karşılaştırma yapmak hayatımızda olan bir şeydi.Tabiki artık karşılaştırma olayı çok çok daha kolay.Tek yapman gereken telefonunu alıp Instagram’a girmek.Hayatların ve hayat tarzlarının birbirinden ne kadar farklı olduğunu şimdi daha kolay farkediyoruz.Yani kendimizi başkalarıyla karşılaştırabileceğimiz kategoriler cidden sonsuz.Karşılaştırma yapmak ve yapılmak gerçekten mutluluğunu çalan en kötü özellik diyebilirim.Çünkü yapması çok kolay ve alışkanlığı kırması çok zor.

Karşılaştırmak mutluluğunu çalıyor çünkü bize kalırsa hayat hiçbir zaman “adil değil”

Kendini başkalarıyla karşılaştırdığın her seferinde,kendine haksızlık ediyorsun.Başardığın,sahip olduğun şeyleri görmezden geliyor ve hayatındaki şeyler “iyi” olsa bile karşılaştırma yaptığın kişilerinkinin “daha iyi” olduğunu düşünüyorsun.

Buna nasıl emin oluyoruz?

Evet,tahmin ediyoruz.Çoğunlukla sadece bize gösterilenleri gördüğümüz için kalan boşlukları kafamızda tamamlıyoruz.Varsayıyoruz yani sadece.

Karşılaştırmalar sana bir şeyler katmıyor ve hayatını güzelleştirmiyor.Bunu her zaman hatırla.Onun yerinde sahip olduklarını düşün.Ne kadar şanslıyız aslında.En küçüğünden şuan bunu görebiliyorsun okuyabiliyorsun,ben bunları düşünüp yazabiliyorum.Biliyorum zihnimiz hep negatif şeylere takılıp kalmışken böyle düşünmek kolay olmayabiliyor.Ama şöyle düşün : senin hedefine yakın hedeflere ulaşmış ya da hayalini kurduğun şeyleri yaşayan insanları görmen,bunları senin de yapabileceğinin bir kanıtı.Neden olmasın ki? Bunların seni mutsuz etmek yerine sana ilham vermesine ve seni cesaretlendirmesine izin ver.

2. İstemediğin Şeylere Odaklanmak :

mutluluğunu-çalan-4-zihinsel-alışkanlık

Ne kadar pozitif olmaktan bahsetsem de engelleyemediğim bir kötümser yanım da var.Evet.Aklım genelde hep “olabilecek en kötü durum”a kayıyordu.İstemediğim şeylere odaklanıyordum , bu da endişelenmeme ve gerilmeme neden oluyordu.Kişisel gelişim,meditasyon gibi şeylerle ilgilenmeye başlamadan önce cidden kötü bir durumdaydım.Tabiki hala benim için üstünde durulması gereken bir konu ama en azından artık zihnimde neler olduğunu ve neler yapmam gerektiğini biliyorum.

Zamanımızın çoğunu “eğer” ve “keşke”lere odaklanarak,olmasını istemediğimiz şeyler hakkında düşünmeye ve onlar hakkında konuşmaya harcıyoruz.Bir düşününce cidden keyfi kaçıran şeyler ve açıkçası ulaşmak istediklerimiz şeylerle,hayallerimizle uzaktan yakından bir ilgisi yok.

Bunu fark ettiğimden beri çevreme dikkat etmeye başladım.Cidden olumsuz konuşmaları tahmin ettiğimden daha sık yapıyormuşuz.Hepimiz başımıza gelmesini istemediğimiz şeylerden bahsediyoruz.Sürekli.Mesela hepimizin tanıdığı birinin başına kötü bir şey gelince “Bunun sana olduğunu düşünsene.” ,”Of aklıma geldikçe geriliyorum.” , birinin başına harika bir şey gelince de “Ne güzel.Bana hiç böyle bir şey olmaz heralde.Şanslı biri.” gibi şeyler diyoruz.Farkında değiliz çoğu zaman ama sen de ben de yapıyoruz bunu.Cidden baya sinir bozucu bir şey.

Son zamanlarda da artık buna bir son vermek için bir şeyler yapmam gerektiğini düşündüm.Olay endişe veya korkuyu yaşamayı bırakmak,o duyguları yok etmek değil.Bunlar hepimizin hayatının bir parçası.Ama bunun farkında olarak bir şekilde aşılabilecek şeyler.Sonuçta ne kadar olumsuz ihtimaller varsa olumlu olanlar da var.Neden zamanını ve enerjini sürekli negatif olana harcayasın ki? En kötüyü düşünmek bazılarımızın alışkanlığı olsa da , gerilip gerilmemek bizim seçimimiz ve zamanla kesinlikle aşılabilecek bir alışkanlık.

3. Başkalarının Söylediklerini Önemsemek :

Başkaları tarafından eleştirilmekten çekinmemenin her zaman sahip olunması gereken iyi bir özellik olduğunu düşünmüşümdür.Tabi eskiden,bunun genellikle yaşla ve zamanla kazanılan bir şey olduğunun farkında değildim.

Artık öyle bir noktaya geliniyor ki bunları önemsemeye enerjininin tükendiğini fark edip takmamaya başlıyorsun.

“Başkalarının bizi ne kadar az düşündüklerini bilseydik, herhalde onların hakkımızda ne düşündükleriyle ilgili endişe etmezdik.” Olin Miller

Neredeyse hepimizin içinde bir memnun etme durumu olduğunu düşünüyorum ve cidden bu can sıkıcı bir hale gelebiliyor.Beğenilmeyi istenmek tabiki doğal bir şey ama bu senin sürekli savaştığın bir şeyse şunları unutma :

  • insanlar,aslında önemsediklerini sandığın kadar önemsemiyorlar
  • ne kadar uğraşırsan uğraş , herkesi memnun etmen imkansız

Hayatta , insanların senin hakkında düşündüklerinden çok daha iyi ve önemli şeyler var

Yargılanma korkusunu aşmanın en iyi yollarından biri de çekinsen bile kendini ortaya koymak.Öne çık.Konfor sınırlarını aşan şeyler yap.Eğer ihtiyacın olduğunu düşünüyorsan bir değişiklik yap.Tek başına sinemaya git,yalnız seyahat et,bir blog kur,yeni bir hobi edin – kendini ortaya koy.Korkma.Zamanla çok daha özgür hissettiğini ve rahat olduğunu fark edeceksin.Başta rahatsız hissediğin şeyler seni rahat hissettirmeye başlayacak.İstediğin kişi ol , diğer herkesin sana söylediği kişi değil.

4. Geçmişte Olanları Aşamamak :

Benim düşüncelerime ve gördüklerime göre insanlar bunu iki nedenden dolayı yapıyor : ya geçmişleri şimdiki yaşamlarından çok daha iyi oluyor ya da çok daha kötü.Açıkçası her türlü bu düşünce yapısı insanı kısıtlayıp zarar veriyor.Geçmişin şimdikine göre karşılaştıramayacağın kadar iyi olsa da sende iz bırakacak kadar kötü olsa da , senin mutluluğuna ve hayallerine ulaşmanı yasaklıyor.Sadece sınırlarına odaklanmış oluyor (ya da kendini sınırlıyorsun).Yaşananları geride bırakmak ve unutmak her zaman kolay değil ama başarıldığında da kendin için yaptığın en cesaret verici,en özgür kılıcı şey haline gelebilir.

    Tüm diğer “kötü” alışkanlık gibi bu zihinsel alışkanlıkların da bazılarını kırmak çok kolay değil maalesef.Var olduklarını fark etmek yeterli olmuyor.Kendinin farkına varıp birazcık çabalaman lazım.Hepimiz mutluluğu , ulaşılması gereken bir çeşit varış noktasıymış gibi görüyoruz.Ama değil.Hepimiz ne olursa olsun,ne yaparsak yapalım mutlu olmayı hak ediyoruz.Bunun için biraz bir şeyler yapınca , mutlu olmak isteyince seni engelleyecek şeyler de zaten zamanla yok olacaktır.Eğer bu alışkanlıklardan birine sahipsen ya da kurtulmak istediğin,kurtulduğun zihinsel alışkanlıkların varsa yorum kısmına yazmayı da unutma.Bir sonraki yazımda görüşürüz! ❤️

pınar-yalınkılıç

Bunları da beğenebilirsin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir